Ağ Yapısının Yenilenmesi

Günlük hayatımızda kullandığımız yollar ne kadar önemliyse, firmalar için de ağ yapıları da o kadar önemlidir. İş verimine ve firmanın imajına doğrudan etki eden ağ yapısını yenilemeniz gerekiyorsa, dikkate almanız gerekenler adım adım açıklanmaktadır.

Dünyada hızla artan teknolojik gelişmeler, insanların da tüm alışkanlıklarını değiştiriyor. Alışkanlıkları değişen insanların, artık iş yaptığı firmalardan da beklentileri artıyor. Bu yüzden hızla gelişen teknolojiye ve dünyaya ayak uydurmak, şirketler için en önemli maddelerden biri.

İnternet ve Ağ Teknolojilerini Doğru Anlamak

Son 25 yıla damgasını vuran internet ve ağ bağlantılarını anlamak için en iyi örneklerden bir tanesi de ulaşım araçları.
Modern ulaşım araçlarının olmadığı bir dünya hayal edin. İşte o dünyada modern hiç bir yenilik tam olarak kullanılamayacaktır. Çünkü damarlarımızdaki kan gibidir ulaşım. Durduğu an hayat da durur.

İlk nesil trenlerden ve gemilerden sonra son yüz yılda yaygınlaşan motorlu taşıtlarla beraber hızlanan ulaşım, en son uçaklarla beraber nirvanaya ulaştı diyebiliriz. Artık İstanbul’da oturan bir kişi, öğle yemeğini Dubai’de yiyebilir, ertesi gün de Fransa’ya seyahat edebilir. Ulaşımın geldiği nokta, yaşamımızın da kalitesinin ne kadar arttığını gösteriyor. Bugün İstanbul’dan verdiğiniz bir kargo, ertesi gün Diyarbakır’da olabiliyor. İşte tüm bunlar esasında internet ve ağ sistemleri için de geçerli. Çünkü onları da bir şirketin damarlarında dolaşan kanı olarak nitelendirilebiliriz.

Ağ Yapısı, İş Verimini Doğrudan Etkiliyor

Ağ yapısının kurulu olmadığı, küçük bir ofis düşünün. Çok basit bir çıktı almak istiyorsunuz. Hazırladığınız dosyayı bilgisayarınızdan USB diske kaydedip, yazıcının kurulu olduğu bilgisayarın yanına gidip, USB’yi takıp; yazdırmak istediğiniz belgeyi yazdıracaksınız.

Artık en basit bir işletmede bile bulunan kablosuz ya da kablolu ağ yapısı üzerinden, ağ yazıcısından artık istediğiniz şekilde belgeleri yazdırabiliyorsunuz.
Artık teknolojinin gelişmesiyle beraber bu kadar uç noktada örnekler bizlere uzak gelmeye başladı. Fakat bir çalışanın ihtiyaç duyduğu veriyi, ağdan çekemiyor olması; ağdan alabiliyor olsa da yavaş alıyor olmasının, 1 senede oluşturacağı vakit kaybını düşünürseniz, iyi bir alt yapının esasında şirketler için ne kadar önemli olduğunu tekrar tekrar anlayacaksınız.

Kısaca özetlemek gerekirse bir şirket içerisinde çalışanların birbirleriyle haberleşmesini ve dosya aktarımını ne kadar kolay ve hızlı gerçekleştirirseniz, veriminiz o kadar artacaktır.

Müşterilere Karşı Her Zaman Bir Adım Önde Olun

Birisi ya da bir kurum sizin şirketinizden hizmet alacaksa, onun önünde yer almanız gerekiyor. Artık ağ bağlantısı çözümlerinde powerline gibi elektrik hattı üzerinden, hiç kablo kirliliği yaratmadan aktarım gibi yenilikleri hep kullanın. Ofisinizi ziyaret eden bir kullanıcı, sizin kablosuz ağınıza ziyaretçi olarak bağlandığında, gerçekten akıcı ve hızlı bir deneyim sunarsanız bu da sizin için bir artı değerdir.

Bir düşünün. Bir ofiste gidiyorsunuz ve her yerde kablolar bulunuyor. Yetkiliyle görüşme sırasının gelmesini bekliyorsunuz, fakat ziyaretçiler için atanmış bir kablosuz ağ bulunmuyor. Beklediğiniz sırada bazı çalışanlar, sorunlardan dolayı homurdanmaya başlıyorlar. Sizce bu durum ne kadar çekici olabilir ki? Zaten ilk başta müşterinin, firmaya bakışında negatiflik oluşmaya başlayacaktır. Unutmayın, sinek küçüktür ama mide bulandırır.

İnternet ve ağ bağlantılarının ciddiyetini ve sunduğu artıları herkesin bildiğini düşünsek de, bir giriş yazısıyla bu ciddiyeti siz okuyucularımıza hatırlattık. Artık yavaş yavaş şirketinizin ağ yapısını yenilemeye başlayalım. Ama satın alım ve projelendirmeden önce dikkat edilmesi gereken hususlardan bahsetmemiz gerekiyor.
Ağ Yapısını Yenilerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Birbiriyle bağlantısı olmayan her sektörde, insanların doğru bir satın alma gerçekleştirebilmesi için iyi bir ihtiyaç analizi yapmaları gerekiyor. Sonuçta alınabilecek her ürünün, daha iyisi olacaktır. En iyisini bile alsanız, yaklaşık 1 sene sonra daha üst modeli çıkacaktır. Bu yüzden siz ihtiyacınıza göre optimum seçimleri yapmalı, kullanmayacağınız özelliklere para yatırmamalısınız. O yüzden satın alım yapılmadan önce, mevcut gereklilikler ve önümüzdeki en az 2 – 3 yıllık büyüme planlarının gözlemleyerek plan yapılması gerekiyor.

1. ADIM: İnternet Sağlayıcınızı ve Paketinizi Gözden Geçirin

Ofis içerisindeki ağ kurulumunun performansı kadar, kullanılan internet hizmetinin de hızı, fiyatı ve sınırlamaları bir şirket için hayati derecede önemli. İnternet Servis Sağlayıcınızla paketinizi tekrardan değerlendirip, yeni seçeneklere geçmekte fayda var.

Eğer fiber destekleyen bir bölgede ise ofisiniz, artık fibere geçmenizi tavsiye ediyoruz. Tabi fiber paketlerini de iyice incelemekte fayda var. Adil Kullanım Kotası (AKK) adı verilen bir nevi limiti iyice analiz etmek gerekiyor. Örnek vermek gerekirse oldukça yüksek dosya indirme ve yükleme işleri yapan bir şirketseniz, AKK’nın olabildiğince yüksek olmasını sağlamanız gerekiyor. Yoksa hızınız belli bir limite indirgenecek ve ay sonuna kadar sizi zorlu bir süreç bekleyecek.
Çalışan sayısı 10 – 20 arası yerlerde, tek bir fiber bağlantı yeterli olacaktır. Fakat fiber desteği olmayan bölgelerde çift ADSL hat kullanmalarını tavsiye ediyoruz. Ağ sistemine eklenecek switch ile beraber bağlantı dağıtılarak, zaten fibere göre yavaş olan hızın daha da yavaşlamasını engellemesi amaçlanmalı.

2. ADIM: Modem / Router Seçimi

Uzun yıllardır hayatımızda yer alan ADSL Modemler esasında Router yani yönlendirici görevi de görebiliyor. Tabi uygun fiyatlı ADSL Modemlerin, yönlendirme performansları ise üst seviye yönlendiricilere göre düşük kalmakta. Özellikle kablolu / kablosuz bağlantıların karışık olduğu bir topolojide, giriş seviyesi bir Router, yaklaşık 30 – 40 farklı istemciden sonra IP dağıtımında sorunlar yaşatabiliyor.

30 – 40 istemci esasında oldukça ufak bir rakam. Kablolu / kablosuz bağlantıların yer aldığı bir topolojide, farklı IP’ler alan pek çok istemci olacağından, ufak bir ofiste bile bu rakamlara çok rahat ulaşılabilir. Çalışanların bağlı olduğu tablet, akıllı telefon, taşınabilir bilgisayar, kablosuz yazıcı, NAS çözümleri gibi sayısı artılabilecek pek çok bileşeni düşünürsek bu rakam bizi sınırlayacaktır. O yüzden en az seneryomuzu 64 istemciye cevap verebilecek şekilde hazırlamamız gerekiyor.

Eğer kuracağımız ağ sistemi, inanılmaz üst seviye ihtiyaçlar duymuyorsa, özelliklerinin iyi belirlendiği bir yönlendirici işimizi görecektir. Piyasada 200 – 500 TL fiyat aralığında gelişmiş yönlendirici (Router) satın alınabiliyor.

Wireless 802.11 AC Desteği

Router seçerken artık günümüzün ve geleceğin yeni kablosuz standardı olan Wireless 802.11 AC desteğinin bulunmasına dikkat etmemiz gerekiyor. Özellikle AC standardının artık kablosuz ağ kurulumunda, gigabit veri aktarımının önünü açtığını hatırlatalım. Teorik olarak piyasadaki pek çok AC destekli yönlendirici, 1.75 Gbps’e kadar aktarım yapabiliyor.

2.4/ 5 GHz Desteği

Piyasada kullanılan tüm kablosuz cihazların 2.4 GHz frekans aktarımı yaptığını biliyor muydunuz? Günümüzde 2.4 GHz frekanslarında yoğun bir trafik söz konusu. Kablosuz klavye, fare, kulaklık, hoparlör gibi aklınıza gelebilecek her cihaz 2.4 GHz frekansında çalışıyor. Bu da 2.4 GHz frekansında çalışan kablosuz ağımızı, trafikli bir alanda çalıştırdığımız anlamına geliyor. 5 GHz desteği veren bir modem ya da yönlendirici, daha temiz bir sinyal ile daha yüksek performans sunuyor.

USB Girişi

Bir yönlendiricide USB girişi olsa ne olacak demeyin. İşin ucunda ofisinize ekstra bir NAS alma ihtiyacını ortadan kaldırabilecek bir kolaylık bulunuyor.
Yazımızın bu noktasına kadar topolojimizde ISP’den aldığımız internet hizmeti, modem ve aldığımız gelişmiş bir yönlendirici mevcut. Bu yönlendiriciye entegre edeceğimiz yüksek kapasiteli bir disk, ağda erişim sağlayan yetkili kişilerin görebileceği bir bulut diski olarak kullanılabilir. Böylece ofis içerisinde dosya paylaşımı çok daha kolay bir hal alabilir.

Ofisinizde kablosuz ağ desteği olmayan bir yazıcınız varsa, USB arabiriminden ya da ethernet bağlantısından ağa dahil edebilirsiniz. Kısaca USB bağlantısını ihmal etmeyin.

3. ADIM: Kötü Durumlara Hazır Olun. Daima Ağ Bağlantınız Çalışsın

Topolojimizde bulunan modem ve yönlendiriciyi, bir UPS’e bağlayarak çalıştırırsak, elektrikler kesilse bile herhangi bir sorun yaşamadan ağ bağlantımız çalışabilecek durumda olacaktır.

Tabi daha kötülerine de şirketimizin hazır olması gerekiyor. Servis sağlayıcının internet hizmetinde ciddi anlamda yavaşlık ya da kesilme meydana geldi. O zaman ofis olarak işlerimizi askıya mı alacağız? Hayır.

Bu noktada devreye USB desteği olan, USB’den de 3G modem desteği olan yönlendiricimiz giriyor. Böylece yedekte bekleyen 3G modem, bize internet sağlamaya devam edecek. Kurtarıcı olarak bu uygun maaliyetli yedek planı atlamamanızı öneriyoruz.

4. ADIM: Kuracağınız Ağ Kablolu mu Kablosuz mu Olacak?

Topolojimizde internet bağlantımızı seçtik. Modem ve yönlendiricimizi de seçtik. Kötü durumlar için de yedek planlar seçtik. Bundan sonra gidişatımızı, vereceğimiz karar ortaya çıkartacak.

Kablolu ve kablosuz ağların farklı avantajları ve dezavantajları bulunuyor. Açıkcası burada yine firmanızın ihtiyaçları oldukça önemli.

Hangi Şartlar Altında Kablosuz Ağ Seçilmeli?

Eğer bilgisayarlar arası ciddi bir dosya paylaşım trafiği bulunmuyor, bağlı bilgisayarların da çoğu taşınabilir bilgisayar ise kablosuz ağ kurmanızı öneriyoruz.
Dikkat edilmesi gereken bir nokta ise, bilgisayar masaüstü sayısı arttıkça kablosuz bağlantının maaliyeti dolaylı yoldan yükseliyor. Her bilgisayarın anakartında ethernet girişi artık mevcut. Fakat kablosuz alıcı mevcut değil. Bu yüzden kablosuz ağ kurulumunda masaüstü bilgisayar sayısı kadar USB ya da PCI Express kablosuz alıcı temin etmeniz gerekiyor. Bu da maaliyet artırıcı bir etmen. Ayrıca şirkette masaüstü sayısı zaten çoksa, kablosuz bağlantı tercihini ikinci planda tutup, kablolu bağlantılara yönelmek gerekiyor.

Acces Point

Acces Point Türkiye’de Erişim Noktası olarak da biliniyor. Acces Point’ler birden fazla bilgisayarı kablosuz olarak birbirine bağlayabilen ve ya internet bağlantılarını sağlayan cihazlara verilen isimdir.

Bu cihazlar farklı amaçlar için kullanılabilirler. AP cihazlar genellikle bir internet bağlantısını kablosuz çevirmek veya kablosuz bağlantı sinyalini güçlendirmek amacıyla da kullanılırlar.

Ana yönlendiriciden (Router) uzakta bir noktada, aralarında powerline ile kablo bağlantısı kurularak sinyal gücünü artırabileceğiniz Acces Point’ler, özellikle çok katlı iş yerlerinde hayati bir öneme sahip.

Yönlendiricen sonra her kat için bir Acces Point yerleştirmek, topolojinin sorunsuzluğu açısından oldukça yerinde bir hamle olacaktır. Acces Point, kablosuz mesafe artırıcı olarak da kullanılabilir. Fakat bu iş için mesafe atırıcılar daha uygun ve küçük alternatifler olarak dikkat çekiyor.

Wireless Extender (Kablosuz Mesafe Artırıcı)

Sadece prize bağlanacak kadar ufak olan kablosuz mesafe artırıcılar, adı gibi sadece işini yapan ve pratik cihazlar.
Eğer kablosuz cihazlarınızın menzili 10 metre ise, mesafe artırıcıyı 8 metreye yerleştiriyorsunuz. Aldığı kablosuz sinyali, bir 10 metre uzağa daha iletebiliyor. Kısaca gelen sinyali daha ileri taşıyor. Özellikle kablosuz ağ kurulumlarında, sinyal kalitesinin düşmemesi için bu tip uygun fiyatlı çözümlere topolojide yer verilmeli.

Hangi Şartlar Altında Kablolu Ağ Seçilmeli?

Çalışan sayısı ve yapılan iş ile doğru orantılı olarak, kablosuz bağlantılara göre kablolu bağlantılar tercih edilebilir. Özellikle istemci sayısı arttıkça, kablosuz bağlantıların stabilitesinde sorunlar meydana gelebiliyor. Ayrıca kablolu yapıda, yönetim ve sınırlandırmalar daha kolay yapılacağından, büyük yapılarda kablolu bağlantıyı öneriyoruz.

Switch Seçimi

Kablolu bağlantı yapacaksak yönlendirici yerine doğrudan anahtarlama görevi yapan Switch’ler almak daha mantıklı olacaktır. Bu noktada en doğru Switch seçeneğini bulmamız gerekiyor.

Piyasada yönlendirilebilri ve yönlendirilemeyen switch modelleri bulunmakta. Özellikle bu cihazlar arasında fiyat farkı ciddi anlamda yüksek. 24 portlu 200 TL civarına da switch bulunuyor, 2500 TL’ye hatta çok daha yüksek fiyatlara da switch mevcut.

Eğer bilgisayarlar arasında ciddi bir güvenlik protokol oluşturup, her bilgisayarın her yere ulaşmasını engellemek, veri bağlantılarını kontrol etmek kısaca en ince ayrıntılara kadar müdahale edilmek isteniyorsa, yüksek fiyatlar göze alınıp yönlendirilebilir switch’leri tercih etmek faydalı olacaktır. Yaklaşık 50 bilgisayarlı sistemlerden daha büyük topolojilerde yönlendirilebilir switch kullanmak daha mantıklı olacağını da ekleyelim.

Switchler üzerinden farklı internet bağlantılarını da dağıtabilecek şekilde topolojimizi geliştirmekte fayda var. Yazımızın başında dediğimiz gibi kullanıcı sayısı arttıkça, kullanılan bağlantıdan birden fazla alıp, onu kullanıcılar arasında paylaştırmak daha verimli olacaktır. Yönlendirilebilir ya da yönlendirilemeyen farketmez, bazı uygun fiyatlı switchlerde de farklı internet bağlantıları dağıtılabilir, tek ağ sistemi içerisinde topolojinizi oluşturabilirsiniz.

Switch alırken, kullanacağınız bilgisayar sayısından biraz daha fazla port desteğinin olmasını tavsiye ediyoruz. Özellikle güvenlik kamerası ya da IP kamera gibi çözümler ofisinizde yoksa, yine kullandığınız switch üzerinden IP kamera kurulumu yapabilirsiniz. Hatta piyasadaki fiyat performans odaklı switch modellerinde, RJ45 jackı üzerinden IP kameraları çalıştırabilecek güç transferi de sağlanıyor. Böylece IP kameralara tek kablo ile kurulum yapma imkanınız doğuyor.

Powerline ile Tanışın

Kablolu bağlantıların en önemli sorunlarından bir tanesi, büyük alanlarda kablo aktarımı. Son yıllarda gelişen Powerline çözümleri, elektrik hattı üzerinden ağ paylaşımı yapmamızı sağlıyor. A odasındaki bir prize takacağınız Powerline üzerinden, B prizine takılan Powerline birbirleriyle haberleşebiliyor ve Powerlinelara takılan ethernet kablosu üzerinden aktarıma devam edilebiliyor. Yani mevcut kablo kanallarını kullanmak varken, yeni kablo kanalları oluşturmanın pek de bir gereği yok. Uzun mesafeli ya da katlar arası iletimde Powerline çözümlerine topolojinizde muhakkak yer verin.

Kısaca:

Pek çok maddede açıkladığımız kurulum önerilerimizde, hem kablolu hem de kablosuz kurulum örnekleri mevcut. Eğer uyarılarımızı dikkate alarak, şirketinizin ağ yapısını yenilerseniz, uzun süre hem hızlı hem de şirketiniz içerisinde verimli bir kullanıma geçiş yapmış olacaksınız.

Sadece kablolu ve kablosuz diye ayırım yapılmamasını, kombo sistemlerin de kullanılmasını tavsiye ediyoruz. Çünkü artık günümüzde kablosuz cihazların sayısı, kablolu cihazlardan çok daha fazlalaştı. Yani 50 ve üzeri masaüstü bilgisayarın olduğu bir topolojide, kablolu sisteme ek olarak, minik bir kablosuz ağ kurulumunu da tavsiye ediyoruz.

Kaynak: http://itadvisor.com.tr/sirketinizin-ag-yapisini-yeniliyoruz/

2,921 total views, 1 views today

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>